İstanbul Ayvansaray Üniversitesi / GSTMF

image29

Davet Mektubu

Bir kent, kullanıcısı ve içinde yaşanılan mekanları ile birlikte, dinamik, değişken geçişken bir yapıdır. Bu değişken, geçişken, geçici durumlar, mimarlığın yüzleştiği tüm hiyerarşileri, düzenleri düzen önerilerini de tartışmaya açmaktadır. Bu sorgulamayı gerekli kılan en temel parametre zamandır. Zaman değişimin anlaşılabildiği tek olgudur. Bu nedenle konut tartışıldığı tasarlandığı ve üretildiği zaman içinde tartışılmalıdır. Konut tartışmaları da içinde bulunduğu zamanın tartışmalarıdır.

Konutu içeren kavramların tümü tarihsel süreçlere bağlı olarak değişim gösterir. Tarihe kronolojik bakış, değişimin çizgisel yönünü ortaya koyar. Konutun kronolojik tarihi Neolitik Dönemden başlayan ve günümüze doğru gelen bir keşif çalışmasıdır. Ancak kronolojik bakış, değişimin çizgisel ve tek yönlü olmadığı gerçeğini çoğunlukla örter. Neolitik Dönem evi, Ortaçağ, 17.YY, 18.YY, 19.YY, 20.YY konutlarına bakmak, bir değişim eşiği arama, benzerlik ve farklılıkları tespit etmedir çabasıdır. Antik Yunan kadını konut dışında kenti yaşamaz. Konut o dönemin kadını için kendi yaşam döngüsünün kabuğudur. Antik Roma konutu gösteri konutudur. Varlık gösterilen, konut varsıllığın gösterenidir. Ortaçağ Avrupa konutu için bu konular başat kavramlar değildir. Ortaçağ konutu bir üretim evidir. 25 kişiye varan ev halkı sayısı konutu yuva olmaktan uzaklaştırmaktadır. Mahremiyet gibi konutun temel kavramları, düşünülecek bir konu değildi, çünkü konut üretim mekanı idi. Oysa 17. YY konutu mekânsal hiyerarşi ve mahremiyeti keşfederek konutun mekânsal düzenini kurar. Endüstri Devriminin 18. YY sonu ve 19. YY da yarattığı yeni sınıfın konutu baş edilmesi gereken bir konu(t)dur. 20. YY.’ın ilk yarısında konut kentlidir ve ideallerin yarıştığı manifestolardadır. 20. YY. 20 YY’ın ikinci yarısında konut disiplinler arası bir problematiktir. Konutun üretiminde sosyo-ekonomik bağlam, kullanıcılar, konut üreticileri tasarımcılardır. Sosyal konut 1960’lar ruhuna aittir. Mimar artık politikalar, ekonomik düzenler ile baş ederken konuta kimlik bulmalıdır. Kimlik, aidiyet, kültürel kodlar mimarlığı kendi disiplin alanının ötelerine bakmasın getirir. 80’ li yıllarda konut üretilme politikaları diğer alanlardaki değişimlere bağlı olarak değişir ve liberal ekonomik sistemlerin dayattığı ekonomik kullanıcı isteklerinden bağımsız meta halini alır. Günümüzdeki sosyo-ekonomik değişimler, dünyanın insan merkezli yapısının (antroposen çağı terk etme) değişim istekleri, ekoloji ve sürdürülebilirliğin yeni modeller kuran parametreler olması, disiplinler arası etkileşimin daha yaygın tanınması, konutu 21. yüzyıl konutu olarak tartışmayı gerekli kılar. 

Konut günümüzde kentsel dönüşüm projeleri, soylulaştırma, yoğunluk artımı, sürdürülebilir konut, depreme dayanıklı konut ve kimi pazarlama amaçlı sloganlaşan kavramlar bağlamında tartışılmakta, ancak tüm bu tartışmalarda kullanıcı katılımı, kentsel süreklilik, ulaşılabilir konut, konutun yeni üretim biçimleri ve üretimin yeni ekonomik modelleri, yeni kentsel konutun coğrafyası, kent hakkı olarak konut tartışılmaya gereksinim duyan kavramlar olarak kalmaya devam etmektedir. Bu tartışmalar tüm ölçekteki tasarımcıları, iletişim bilimcileri, sosyologları, psikologları, ekonomistleri, yönetim uzmanlarını, politika üreticilerini kapsar ve sorumluluğa davet eder. 


“21. Yüzyılda Konut Tartışmaları” başlıklı kongrenin tartışma başlıkları şöyledir;

1. Kentsel Barınma Hakkı

2. Yeni Barınma Modelleri

3. Akut Krizler ve Konut Senaryoları

4. Konut Deneyiminin Öğrettikleri

5. Kentin Kolektif Üretimi: Konut

6. Konut ve Toplum

7. Kentsel Konutu Üretmek

8. Konut Üretiminin Yeni Ekonomik Modelleri

9. Tüketim Toplumu ve Konut Reklamları

10. Yerel Yönetimlerin Konut Üretim Politikaları

11. 21. Yy. Tüketim Nesnesi Olarak Konut ve Pazarlama

12. Tasarım Eğitiminde Konut

13. Kolektif Bellek ve Konut


13-14 Şubat 2020 tarihinde İstanbul Ayvansaray Üniversitesi Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi tarafından gerçekleştirilecek kongreye katılım ücretsizdir.